Ana Sayfa » Rahim »

Rahim Ağzı Kanseri Aşılarında Büyük Şüphe

Bir süreden beri büyük reklamlarla piyasaya sürülen ve sadece hpv 6-11-16-18 e karşı koruyucu olduğu iddia edilen aşılarla ilgili yeni bilgiler geliyor ve pek olumlu değil.  Hatta bu aşılar sonrası hayatını kaybedenler var. Lütfen biz Türk halkı olarak deney kobayları gibi kendimizi kullandırmayalım. Yıllardır batının deney alanı olduk. Lütfen biraz daha bekleyelim .

Bu aşıların gerçek iç yüzü ortaya çıktıktan sonra güvenli olduğu anlaşılırsa ve gerçekten gerekliyse kullanalım. Benim kişisel görüşüm daha beklemek ve ne olduğu belli olmayan bu gibi şeylere kuşkuyla yaklaşmaktır. Aman dikkat. Sağlıkta pardon kusura bakma olmaz.

Rahim Kanseri Aşısı Nedir Kimlere Uygulanır

ABD Hastalıkları Önleme Merkezi’ne bağlı “Aşı Uygulamaları Danışma Komitesi”, MSD’nin  HPV Aşısı’nın 11–26 yaş arasındaki bayanlar üzerinde, bu virüsün neden olduğu rahim ağzı kanserini, düşük dereceli lezyonları ve genital siğilleri önlemek amacıyla kullanılmasını oybirliğiyle tavsiye ettiğini açıkladı. ABD Aşı Uygulamaları Danışma Komitesi, HPV aşısının “Çocuklar için Aşılar” programına eklenmesi yönünde oy kullandı. Böylece, ABD’deki milyonlarca çocuğun aşıya sorunsuz erişimi sağlanmış olacak. Komite, aşının 11–12 yaşlarındaki kız çocukları ile daha önce aşılanmamış olan 13–26 yaş arasındaki kadınlara yapılmasını önerdi. Komite ayrıca hekimlerinin uygun görmesi halinde aşının, 9–10 yaşındaki kızlara da uygulanabileceğini açıkladı.

Aşı Uygulamaları Danışma Komitesi, aşılanma öncesinde Pap ve HPV taramasına gerek olmadığını bildirdi. Kadınların şu anda ya da daha önce anormal bir Pap testi sonucu, pozitif HPV testi sonucu ya da genital siğilleri olup olmadığına bakılmaksızın aşının kullanabileceğini belirtti. 

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 9–26 yaş grubundaki kızlarda ve kadınlarda kullanılması planlanan ve ABD’de HPV tip 16 ve 18 ile ilişkili rahim ağzı kanserinin önlenmesine yönelik tek aşı olan MSD’nin yeni rahim ağzı kanser aşısına 8 Haziran 2006 tarihinde onay vermişti. Aşı, kullanıma hazır, üç doz, kas içine uygulanıyor. FDA, MSD’nin aşısının HPV tip 6 ve 11’in neden olduğu genital siğillerin ve düşük dereceli servikal lezyonların önlenmesi amacıyla kullanılmasını da onayladı. 

Rahim Anomalileri

Kadın organlarının doğuştan olan anomalilerinden en çok görülenleri (Müllerian anomaliler) kanalların karın içinde birleşmemesine bağlı olarak görülen rahim (uterus) şekil bozukluklarıdır. Bunlar basit bir çentiklenmeden (septum uteri), tamamen iki ayrı rahim ve tüp oluşumuna kadar gidebilen şekil bozukluklarıdır. Alt vajinada ise (ciltten içe doğru gelişip üst vaginayla birleşme sırasında) kızlık zarının tamamen kapalı olması (imperfore himen)  kısmen daha sık görülen bir doğuştan yapısal bozukluktur.

Kadın genital organlarındaki anomaliler ne gibi problemlere yol açarlar?
Kadınlık organlarının bu yapısal bozuklukları aynı zamanda işlev bozukluklarına da yol açabilmektedir. Bunlar kısırlık, tekrarlayan düşükler,erken doğum ve zor doğumlara sebep olabilirler. Uterusun anomalilerine bağlı olarak erken doğum, makat gelişi ve bebek ölüm oranlarında artış olabilir. Bazen bu anomaliler adet görmemeye (amenore), ağrılı adete (dismenore) , ilişkideki zorluk ve ağrılara neden olabilirler. Yumurtalıkların gelişiminin  tamamen ayrı olması nedeniyle bu tip hastalarda yumurtalıkların yapı ve işlevleri (yumurtlama , hormon yapımı ) genellikle normaldir.

Genital organlardaki anomaliler ne sıklıkla görülürler?
Kadınlık organlarının doğumsal yapı bozuklukları, kadınların yaklaşık %5’ inde görülmektedir. Doğum yapabilen kadınlarda bu oran %2-3 iken , kısırlık nedeniyle doktora başvuran kadınların %3 oranında yapısal anomaliler görülmektedir. Tekrarlayan düşüklerde %5-10, geç gebelik kayıpları ve erken doğum yapan kadınlarda ise % 25 oranında kadınlık organlarında (genellikle rahimde) doğumsal yapı bozuklukları görüldüğünü bildiren araştırma sonuçları vardır. Bu yapısal bozukluklar gebeliğin olmasını genellikle engellemezken, oluşan gebeliğe ait sorunları, hastalıkları ve erken gebelik kayıplarını, erken doğum ve premature bebek doğumunu arttırmaktadırlar.

En Sık Görülen Kadın Genital Bölge Anormallilikleri;

Uterus Agenezisi  (Rahim yokluğu):
Rahim hiç gelişmemiştir.Yerinde ince bir bant ve /veya bunun iki yanında tüpler ve yumurtalıklar olabilir. Beraberinde ( vajen üst kısmı da gelişmediğinden ) güdük veya normal işlevini görebilen bir vajen olabilir. Doktora adet görememe nedeniyle, bazı hastalar ise çocuk isteği ile başvururlar. Yumurtalıkları varsa ancak “ kiralık anne” ve tüp bebek uygulamaları ile gebe kalabilirler.

Rahim Ağzı Yaraları ve Tedavi Yöntemleri

En sık karşılaşılan jinekolojik problemlerden bir olan servisit kolaylikla tedavi edilebilen ancak ihmal edilmemesi gereken bir durumdur.. 

Halk arasında rahim ağzında yara olarak bilinen servisit en sık karşılaşılan jinekolojik problemlerden birisidir. 

Kadınların yarısından fazlası hayatının bir döneminde bu hastalığa yakalanır. Yaşı ne olursa olsun cinsel yönden aktif her kadın servisit için uygun bir adaydır. Kasık ağrısı ve vajinal akıntısı olan kadınların çoğunda başka bir hastalıkla bir arada ya da tek başına mutlaka servisit bulunur. Belirtileri diğer pekçok hastalığa benzediği ve spesifik yakınmalar yaratmadığı için kişinin kendi kendine servisitten şüphelenmesi zordur. Genelde başka bir nedenden dolayı yapılan jinekolojik muayene ile fark edilir. Genel anlamı ile servisit rahim ağzı dokusunun iltihabıdır. Çok büyük bir olasılıkla bir enfeksiyona bağlıdır ancak bazen irritasyon ya da travma sonrası da ortaya çıkabilir.

Belirtileri :
Servisitin ilk belirtisi adet kanamasının bitişini takip eden dönemde ortaya çıkan vajinal akıntıdır. Diğer belirtiler arasında anormal vajinal kanama, kaşınma, vajinada yanma, ilişki esnasında ağrı, idrar yaparken yanma ve bel ağrısı bulunur. Hafif vakalarda herhangi bir bulgu olamayabilir ancak olay ilerledikçe kötü kokulu ve iltihabi bir akıntı ortaya çıkar. Uzamış ve tedavi edilmemiş bir servisit mukus yapımını bozarak spermlerin servikal kanala girişini bozabilir ve kısırlığa yol açabilir. Servisiti olan gebe bir kadında da düşük ve erken doğum riski bulunur. Bu tür annelerden doğan bebeklerde doğum sonrası akciğer be göz enfeksiyonları normalden daha fazla görülür.

Tanı :
Servisit, yani serviksin iltihabı, vücudun normal çalışan savunma mekanizmalarının bir sonucudur. Herhangi bir dokuda yaralanma, irritasyon ya da enfeksiyon olduğunda beyaz kan hücreleri yani akyuvarlar o bölgeye göç ederler ve bu bölgedeki kan akımı artar. Bu olay serviskte olduğunda, normalde açık pembe olan serviks kızarır ve şişer. Bu durum muayenede yara şeklinde görülebilir. Servisit tanısı genelde jinekolojik muayene ile konsa da tanıdan emin olmak ve ayırıcı tanı yapabilmek için bazı ek tetkikler gerekebilir.

Bunlar ;
Biopsi:

Eğer rahim ağzı ileri derecede anormal görünüyor ise lokal anestezi altında serviks biopsisi alınabilir. İşlem esnasında şüpheli alanlardan örnek alınır. Eğer tek bir alan belirlenemiyorsa saat 3,6,9 ve 12 hizalarından biopsi alınır ve patolojik incelemeye gönderilir.

Kolposkopi:
Rahim ağzının ışık altında büyüteçe benzer bir optik alet yardımı ile incelenmesidir. Şüpheli alanları daha kolay ortaya çıkarmak için kolposkopi öncesi rahim ağzı bir takım kimyasal maddeler ile silinir ve daha sonra boyanır. Dokunun boya tutmadaki farklılıklarına göre biopsi alınacak yer tespit edilir. Kolposkopi ile rahim ağzındaki kılcal damarların yapıları da değerlendirilir ve anormal damarlanma olup olmadığı saptanır. Bu damarlanma değişiklikleri servisit ile kötü huylu hastalıkların ayrımında önemlidir.

Smear:
Servikal enfeksiyonu ve erken dönem serviks kanserinin taramasında kullanılır. Smear her kadının yılda 1 defa yaptırması gerek son derece basit ancak bir o kadar da önemli bir testtir.

Nedenleri:
Servisitin başarılı şekilde tedavi edilebilmesi altta yatan nedeninin tanımlanması ile ilgilidir. Eğer buna neden basit bir irritan madde ise bu maddenin kullanılmaması sorunu çözecektir. Eğer altta yatan sebep bir enfeksiyon ise bu enfeksiyonun uygun şekilde tedavisi, servisit problemini de çözecektir. Servisite neden olan en önemli 3 mikroorganizma klamidya, gonore ve trikomonasdır. Bunun dışında bazı allerjik maddeler de bu duruma yol açabilir.

Tedavi :
Eğer servisit durumu uzamış ise ve altta yatan etkenin tedavisine rağmen servisit tablosunda gerileme yoksa serviskteki anormal hücreleri tahrip etmek için bazı küçük cerrahi girişimler yapılabilir. Bunlardan en sık kullanılan koterizasyon ve krioterapidir. Koterizasyon ısı yardımı ile tahrip etmektir. Halk arasında bu işleme yara yakma adı verilir. Krioterapi ise sıvı karbondioksit veya azot yardımı ile anormal dokuların dondurulmasıdır. Buna da halk arasında yara dondurma ismi verilir. Son olarak da Lazer ile hücrelerin tahribi uygulanabilir.

Koter:
Kronik servisitteki en eski ve en klasik yöntemdir. Kalam şeklinde bir probun ucundan elektrik akımı geçirilerek ısı elde edilir. 3 yönetm arasında en son tercih edilmesi gereken tedavidir. İşlem esnasında çok hafif ağrı olabilir. İşlem sonrası oluşan nedbe dokusu rahim ağzı kanalında tıkanmalara yol açabilir.

Kriyoterapi:
Kotere göre bazı avantajları vardır.Daha az ağrıya neden olur, ve daha kontrollü bir doku tahribine olanak tanır.Daha az nedbe dokusu oluşmasını sağlar.Bu nedenle servikal kanalda daralmaya yol açmaz. Tabanca şeklinde bir cihaz ile uygulanır. Bu tabancanın ucunun değdiği yerler donar. İşlem herhangi bir anestezi uygulanmadan yapılır. Son derece basit ve yaklaşık 10 dakika süren bir işemdir.

Lazer:
Dokuların lazer ile tahrip edilmesidir. Kriyoterapiye bir üstünlüğü yoktur. Tedavi şekli ne olursa olsun hücrelerin tahrip edilmesini takiben 1-2 hafta kadar süren bol sulu bir vajinal akıntı görülür. Bu süre zarfında lekelenme şeklinde kanamalar olabilir bu nedenle işlemlerden sonra 2 hafta kadar cinsel ilişkiden kaçınmak gerekir. Tamamen iyileşme 6-8 hafta kadar alabilir. 

Önlemler:
Servisitten korunmak ya da erken dönemde teşhis edilmesini sağlamak için bazı basit önlemler yeterlidir.
Çok emin olmadığınız kişiler ile ilişkiye girmeyin.
Partnerinizde gonore belirtileri varsa hemen doktorunuzla görüşün
Vajinal akıntı varlığında muayene olmayı geciktirmeyin
Herhangi bir şikayetiniz olmasa bile yılda 1 kez jinekolojik muayeneden geçin
Kokulu tampon, deodoran gibi irritan maddeleri kullanmayın


Facebook Twitter
Alaturka Dijital