Ana Sayfa » Yumurtalık » Polikistik Over

Polikistik over sendromu ( poli cyctic ovary  -PCO ) düzenli yumurtlamanın olmaması ve buna bağlı olarak ortaya çıkan genellikle adet gecikmeleri, tüylenmede artış,ciltte yağlanma,sivilce-akne oluşumu, kilo alımı,şişmanlık, gebe kalamama gibi farklı belirtilerle  görülen bir belirti topluluğudur.

Polikistik over hastalığı genç kızlarda ve üreme çağındaki kadınların %3 ile 5'ini etkileyen yaygın bir tablodur. İlk kez 1935 yılında Stein Leventhal tarafından tanımlanan bu sendromun günümüzde hala daha nedeni tam anlamı ile bilinmemekte ve bu nedenle tedavisi konusunda da bir fikir birliği sağlanamamaktadır.Bu hastalığı tanımlamada kullanılan  polikistik over  ifadesi yumurtalığın içinde az gelişmiş ya da gelişmemiş yumurta hücrelerinin( ki bu hücreler folikül kisti olarak tanımlanır) yumurtalık cidarında çok sayıda milimetrik ebadlarda  dizili olarak  durmasından kaynaklanmaktadır.Çünkü yunancada poli'nin türkçe karşılığı çok sayıda demektir.

Olayın esas nedeni normal sağlıklı kadında her ay düzenli olarak meydana gelmesi gereken yumurtlama (ovulasyon ) fonksiyonunun  tamamlanamamış  olmasıdır.Polikistik overde yumurtalıklardan birinde yumurtlamayı sağlamak amacıyla folikül (yumurta hücresini barındıran kese) gelişiminin başladığı aşamanın herhangi bir nedenle yavaşlaması veya duraklaması durumunda folikül gelişip çatlayacağı yere burada milimetrik çapta bir kist oluşur ve çatlamadan kalır. Bu durum her adet döngüsünde tekrarladıkça yumurtalıklardaki kist sayısı artar. Yumurtlama her iki yumurtalıkta da olan bir olay olduğundan belli bir süre sonra her iki yumurtalıkta birden bu milimetrik kistlerin sayısı artar.Folikül gelişimi yumurtalıkların yüzeye yakın kısmında olduğundan her adet döneminde giderek  sayısı artan bu az gelişmiş  foliküller yumurtalığın yüzeye yakın kenarı boyunca dizilirler.Yapılan ultrasonografik incelemede   yumurtalık dokusunun dış yüzeyine yakın dizilmiş siyah boşluklar tipik olarak tespih tanesi gibi görülür.

Polikistik Over (PCO,PKO) Ne Sıklıkla Görülmektedir?
Çeşitli araştırmalar kadınlığın aktif döneminde (doğurganlık süresince) yumurtalıklarda en sık rastlanan rahatsızlığın PCO olduğunu göstermiştir. Büyük bir çalışma sonucu PCO, kadınların %23’ünde bulunmuştur. Siklüslerinde ovülasyon görülmeyen (anovülasyon) kadınların hemen hemen yarısında PCO bulunmuş ve kısırlık muayenelerinde kadınların %75’i kadarında multifoliküler veya polikistik yumurtalıklar gösterilebilmiştir. Yapılan bir çalışma sonucu, çocuğu olabilecek yaşta kadınların %10’unda PCO sendromu bulunmuştur. Aynı araştırma PCO görülen kadınların %35 - 40’ında bir PCO sendromunu gösterebilmiştir. Yapılan diğer  bir araştırmada normal siklüs ve hirsütizmli 46 kadından, beklenmedik bir şekilde, 40 ında PCO bulmuştur. Bu vakalar bir sonografi yapılana kadar idiyopatik (sebebi olmayan) olarak kabullenmişlerdi. Bu çalışmada progesteron gibi hormon analizleri yapılmamıştır. Muhtemelen bu kadınların büyük bir kısmında anovülasyonlu ,yumurtlaması olmayan siklüsler mevcuttur.

Polikistik over neden oluşur ve sebebi nedir?
Polikistik over   kronik anovulasyon yani yumurtlama olmamasıdır.Olayın esas nedeni beyinde hipofiz bezinden salgılanan LH ve FSH hormonlarının anormal şekilde üretilmesi olup bir hormonal bozukluktur. Bu dengesizlik neticesinde her ay düzenli olarak yumurtalıklardan yumurtlama olmaz. Bunun sonucunda da yumurtalıklardan erkeklik hormonu üretimi artar.

Diğer pek çok hormonal hastalık gibi bu hastalığında nedeni tam olarak bilinmemektedir.Günümüzde kabul edilen  ortaya çıkış mekanizması kabaca şu şekildedir;  LH'daki artış yumurtalıklarda erkeklik hormonu yapımını arttırır, salgılanan bu erkeklik hormonları (androjenler) yağ dokusunda östrojene dönüşür  ve bu östrojen dönüşte LH üretimini arttırmakta ve bir kısır döngü ortaya çıkmaktadır. Bu kısır döngü kilo kaybı veya yumurtalıkların baskılanması gibi etkenlerle kırılabilir.Yine kilo fazlalığına bağlı olarak insüline karşı bir direnç de ortaya çıkmakta ve neticede hormonal denge bozularak yine bu kısır döngü elde edilebilmektedir.

Polikistik overde yumurtlama durakladıkça yumurtalıklardaki kist sayısı artar, kist sayısı arttıkça yumurtalıkların içindeki hassas hormonal dengeler daha da bozulur ve yumurtlama bozukluğu daha kronik hale gelir, yani bir kısırdöngü oluşur.Bozulmuş folikül sayısı arttıkça bunların olumsuz etkileri de artmaya devam eder ve yumurtlama daha da zorlaşır.

Polikistik Over Sendromu Genetik Olarak Geçer Mi? Irsi Bir Hastalık Mıdır?
Yeni araştırmalar Polikistik Over Sendromlu hastaların bir kısmında sitokrom P450/C17 enziminin yapımı için gerekli genin bozukluğunu göstermiştir Bu enzimin yardımıyla 17α hydroxyprogesteron, androstendion ve testosterona dönüşür. Böyle bir genin bozukluğu durumunda 17α hydroxyprogesteronun serum seviyesi belirli bir ölçüde artar. Bu duruma GnRH agonistleri ile yapılan tedavi sonucunda da rastlanır. 

Bu gen bozukluğu nesilden nesile dominant olarak geçip, bazı ailelerde Polikistik Over Sendromlu sendromunun bilhassa puberteden önce daha sıkça görülmesinin nedenini de açıklar. Yani Polikistik Over Sendromu ırsi geçişli olabilir.Bu gen bozukluğunun derecesi ne kadar fazla olsa, Polikistik Over Sendromlu dan Polikistik Over Sendromlu  geçiş de o kadar artar.
LH reseptörlerinin analizleri göstermiştir ki, Polikistik Over Sendromlu hastaların çoğunda LH’nın aşırı bir reaksiyonuna rastlanır. LH reseptörlerinin kendini belirlemesi için sorumlu olan CYP 11a geninin nukleotid zincir sırası buna sebep olarak gösterilir. Bu zincire iki veya üç sıra halinde rastlanır ve LH reseptörlerinin ekspresyonu sonucu aşırı bir sensitivite gösterir. Polikistik Over Sendromlu sendromlu hastaların %60 ında bu gen bozukluğu bulunur, ve dominant olarak nesilden nesile geçer. Polikistik Over Sendromu ırsi olabilmektedir.
 

Özetle Polisitik Over...
Kadınların aktif cinsel hayatı süresince multifoliküler veya polikistik değişikliklere uğramış yumurtalıklar ovariyumun en sık hastalıklarıdır. Kadının fertilite devresinde %23 oranında rastlanır. Bu değişiklikler “multifoliküler yumurtalıklar”, “polikistik yumurtalıklar”, “polikistik ovarium sendromu” ve “hipertekozis” olarak tasnif edilebilirler. Tanıda sonografi en önemli rolü oynar ve LH, testosteron ile SHBG analizleri daha sonraki sıraları alırlar. Ayırıcı tanı yönünden, multifoliküler yumurtalıkların hormon ve metabolik bozukluklarına yol açmadığının bilinmesi önemlidir. Polikistik ovarium bu kadınlarda genellikle hiperandrojenemiye ve LH seviyesinin artışına rastlanır. Lipid, lipoprotein, glükoz ve insülin metabolizma bozuklukları orta derecededirler.

Adrenal ve/veya ovariyal androjen salgısı polikistik yumurtalıkların ortaya çıkmasına yol açar. Hastada polikistik ovarium  dan  polikistik over sendromuna geçiş sebebi olarak, birçok vakada gen bozuklukları sorumlu tutulmuştur. Yeni çalışmalara göre bu geçiş için hiperinsülinemi ile insüline karşı direncin bulunmasının yanında, glükozun kas ve karaciğer hücrelerine girişinde de bir değişikliğin olması gereklidir. Vakaların çoğunda insülin reseptörünün fonksiyon bozukluğu sonucu ağır metabolik bozukluklar ortaya çıkar. Hiperinsülinemi sonucu deride acanthosis nigricans ve damarlarda cidar kalınlaşmaları gibi proliferatif değişikliklere rastlanır. PCO sendromunda ve hipertekosisde ayrıca ağır bir dislipoproteinemi ve fibrinoliz inhibisyonu görülür. Dislipoproteinemi, fibrinolizin inhibisyonu, hiperinsülinemi / insüline karşı direnç arterioskleroz rizikosunu arttıran faktörler olup, pankreasın salgı rezervelerinin tükenmesine yol açarak, erken safhada bir tip II diyabetin ortaya çıkmasına sebep olurlar.
Tedavide en başta kilo verme gelir. Kalorilerin azaltılması, öğünlerin bölünmesi ve karbonhidratlardan kaçınma önemlidir. Buna ilaveten hasta imkânları dahilinde ekzersiz yapmalıdır. Bu yolla kas yapımı ve gelişimi düzeltilir. Beden hareketleri sonucu kaslara giden kan miktarı artar ve ayrıca bu yolla kasa giden insülin miktarı bollaşır.

Oligo veya amenore gibi siklüs bozukluklarının olduğu durumlarda antiandrojen aktivitelere sahip gestrajenli bir tedaviye başlatılır ve bazen de östrojenler kombinasyon halinde verilir. Hiperinsülinemi ve insüline kaşı direncin görüldüğü PCO sendromunda, insüline karşı hassasiyeti (sensitivite) arttıracak preparatların verilmesi yerindedir. Bu etkiyi gösterecek Pioglitazon ve benzeri ilaçlar halen piyasaya çıkmamış olup, Acarbose veya Metformin verilebilir.


Facebook Twitter
Alaturka Dijital